Kapısında saatlerce bekledim
->
Ece Erken, eski eşi ve evliliği ile ilgili samimi açıklamalarda bulundu…
Ekranların “Mavi Şeker”i Ece Erken boşanma sürecini Vatan’dan Gülşen Yüksel’e anlattı:
**Kendimi bir gökdelenden düşmüş gibi hissettim. Ne olacağını bilmiyorum sadece boşluktayım ve düşüyorum. İnanılmaz bir gelecek korkusu. Evliyken geleceğim belliydi, çocuğum olacaktı, Tuncer’le beraber yaşlanacaktık. Ama şimdi geleceğim belirsiz, kendimi genç yaşta boşluğa bırakılmış gibi hissediyorum. Bir yandan heyecanlıyım diğer yandan korkuyorum. Düşünün özel sağlık sigortam bile yok (gülüyor). Ama Tuncer’leyken vardı. O her şeyi düşünürdü, benim düşünmeme gerek kalmazdı.
**Şimdi yemeğimi yemek sepetinden şipariş ediyorum (gülüyor). Hâlâ yemek yapmaktan nefret ediyorum. Evet böyle bir aileye gelin gittim ama ben yokluk içinde büyümedim ki. Aslan gibi emekli albay bir babanın kızıyım. Hep el üsünde tutuldum, ne istesem alındı. Her zaman şımarık büyütüldüm.
**Zaten Tuncer öyle lüks yaşayan bir insan değil ki. Hani ben onun zengin olduğunu bile bilmiyordum. O benim için sadece aşık olduğum adamdı.
**İlk ve en büyük aşkımdı. Eli elime değdiğinde titriyordum. Hayatımda kimse için yapmayacağım şeyleri onun için yaptım, resmen süründüm belki çok argo olacak ama köpek oldum.
**Tuncer bana hep derdi ki; “Bu ilişki senin sayende bir yere geldi.” Gerçekten de öyle. İlişkimizin ilk 4 yılı resmen Tuncer’in kapısında süründüm. Çünkü Tuncer kendini uzun soluklu bir ilişki için hazır hissetmiyordu, yıllarca peşinden koştum. Evine gidip kapısını çalıyordum kapıyı açmıyordu. Arkadaşları “Yazık kıza, al eve” diyorlarmış yine de açmıyordu. Saatlerce ağlayarak, kapıyı açmasını bekledim. Tatile gittiğini öğreniyordum, peşinden gidiyordum. Yüzüme bile bakmıyordu. Gece kulübünde peşindeydim. O kadar kıskanıyordum ki hiç normal değildim. O benim için Twilight filmindeki (Alacakaranlık) Edward’tı. Yani sonsuz aşkımdı.
**Ne zamanki bu ilişki kesin olarak bitti dedim ve ayrıldım işte o zaman “Evlenelim” dedi. Zaten düğünümüzde de “Ece’nin fendi Tuncer’i yendi” demiştim. Evlilik istemeyen bir adamı evliliğe ikna ettim, boşanmak istemeyen bir adamı da boşanmaya. Benimle ne evlenmeyi ne de boşanmayı istedi. Çünkü evliliğe sıcak bakmayan bir adamdı. Zaten erkek ve kadın ilişkilerinde şöyle de bir gerçek var; erkek kadını kaybetmeden onun değerini anlamıyor. 8 yıl birlikte oldum bana evlenme teklifi etmedi. Ne zamanki “bye bye” dedim teklif o zaman geldi. Aslında Tuncer bana çok çektirdi. Açıkçası 8 yılın ilk 4 yılı o bana, son 4 yılı da ben ona çektirdim. Kadın unutmaz derler ya ben de o 4 yıl yaşadıklarımı hiç unutmadım aslında.
**Ona da bu bedeli ödettim, sonrasında en az benim kadar ilişkimiz için mücadele verdi.
**Aslında evliliğimizde hep çatlak vardı ama sevdiğimiz için görmezden geliyor, “evlendikten sonra geçer” diyorduk. Aramızda ciddi bir karekter uyuşmazlığı vardı, hayata bakışımız çok zıttı. Benim siyah dediğime o beyaz diyordu. Bunu bir türlü aşamıyorduk. Bir de ikimiz de çok sinirliydik. Bu sinir de anlaşamamaktan kaynaklanıyordu. Kimse kimseyi alttan almıyordu. Yoksa eski kocam 10 numara bir insandı. Öyle ki 1,5 yıllık boşanma sürecimizde sanki evliymişiz gibi sorumlu davrandı. Hatta parmak iziyle girdiğimiz evimizin kapısındaki manyetik cihaz sadece ikimizin parmak iziyle açılıyor. Bu da, o eve benden başka bir kadının girmediğinin en büyük göstergesi.
**Belki büyük konuşuyorum ama benim yerimde başka bir kadın olsa Tuncer ile evliliğini asla bitirmezdi. Tuncer hem çok yakışıklı hem de Türkiye’nin en iyi ailelerinden bir tanesinin çocuğu. Karakter olarak da kimse ona laf edemez. Bu mesleğe giren kızların yüzde 80’i zengin koca bulma amacıyla bu işlere giriyor. Benim ise hiç öyle bir amacım olmadı. Benim yerimde başka biri olsa Tuncer’den asla boşanmazdı. Çocukluğundan bu yana kendi ayakları üzerinde duran bir kızım. Bu yaşıma kadar da kimsenin parasına tenezzül etmedim. Huzurum kaçınca da boşandım.
**Öyle bir haldeydimki bunu düşünecek durumda bile değildim. Şimdi olsa kitap yazarım ama boşanma sürecimde cahilce davrandım. Ne derlerse “Tamam” dedim. Ne zamanki dava dilekçem medyaya düştü o anda kendime geldim. Tuncer’e hemen ondan hiçbir şey istemediğime dair bir kağıt imzalayıp, gönderdim. Bu parayı isteyecek yapıda bir insan olsaydım evliliğimi bitirmezdim.
**Beni o kadar iyi tanıyorduki asla böyle bir talepte bulunmayacağımı biliyordu ve bana “Seni kim kandırdı?” dedi. Haklıydı çünkü benim böyle bir şey düşünmeyeceğimi o da biliyordu.
**Şu andaki fikrim belki evlilik sözleşmesi olsaydı para, pul konularıyla itibarımız zarar görmezdi. Bu yaşadıklarımdan sonra evlilik sözleşmesine çok sıcak bakıyorum. Çünkü sözleşme insanların hata yapma lüksünü de aza indiriyor. Gelişmiş ülkelerde nikah öncesinde yapılan ilk şey evlilik sözleşmesi. Bence bunu yapmalarının sebebi ileride kendilerinin dışında gelişecek olaylardan en az zararla kurtulmak istemeleri. Bu da çok doğal. Çünkü onlar da büyük bir aşkla nikah masasına oturuyorlar. Ama geleceklerini de bir şekilde garantiye alıyorlar. Dolayısıyla boşanırken her iki tarafta medeni bir şekilde yollarını ayırıyorlar. Ben de zamanında evlilik sözleşmesi yapmış olsaydım ne eşim bana karşı istediği gibi davranırdı ne de ben ona karşı. Dolayısıyla anlaşamadığımız konularda bu sözleşmenin müeyyidelerinden dolayı orta yolu bulurduk, iki seven insan olarak birbirimizden ayrı değil, şimdi bir dönem çok sevdiğim eşimle hâlâ evli olurduk. Kimse evlilik sözleşmesini maddi çıkarını koruma olarak algılamasın. Tüm dünyada insanlar bu sözleşmeyi sırf karşıdakinden para kopartmak için yapmıyor. Uzun yıllar evli kalabilmek, çocuklarını anneli, babalı büyütmek için sözleşmeye imza atıyorlar.
**Küçük yaşta çalışmaya başladığım için erkek gibi olmuştum. Evliliğimde kadın olduğumu unuttuğum zamanlar oldu. Bu yaşıma kadar kimseye hesap vermediğim için ona da hesap vermek istemiyordum. Kendi ayaklarımın üzerinde durmaya alışkınken birden ev kadını oldum. O da bana göre değildi. İşi bırakıp evde oturmaya başlayınca boşluğa düştüm.
**Kesinlikle Aslan burcu olmamalı (gülüyor). Boğa ve Aslan hiç anlaşamıyor. Yeni bir ilişki düşünecek durumda değilim, yasımı tutuyorum. Dibine kadar acımı yaşıyorum. 8 yılı unutmak çok zor. Ne zamanki Tuncer’in hayatına yeni bir kadın girer o zaman hatıraları toprağa gömerim. Ama biliyorum ki Tuncer benim kadar kimseyi sevemez. onun kadar kimseyi sevemem.
***İlk kavgamızı balayımızda yaşadık. Erken kalkmıyorum diye bana kızmıştı. Sabah 6’da kalkıp “Denize girelim” derdi ben ise uyamak istiyordum (gülüyor). Evlilik sözleşmemiz olsaydı ne ben o kadar uzun uyurdum, ne de o sabahın köründe kalkıp, denize gitmek isterdi (gülüyor).
Süperstar’ı kim ağlattı?
->
Ajda Pekkan, arabasının içinde ağlarken görüntülendi…

Asistanı ile birlikte sahile gelen Süperstar, önce bir süre deniz kenarında yürüdü ve uzun uzun denizi seyretti.
Pekkan, bu sırada yanına yaklaşan muhabire “Arkadaşlar ördeklere (martı) yem veriyorum, herkese de bunu tavsiye ediyorum” yanıtı verdi.
Daha sonra otomobiline binen Pekkan, arka koltukta ağlamaya başladı. Pekkan’ın gözyaşları Kanaltürk’te yayınlanan “Toz Pembe” kameraları tarafından görüntülendi. Önceki gün yayınlanan programda Pekkan’ın Ankaralı sevgilisinden ayrıldığı için ağladığı iddia edildi.
Süperstar’ın menajeri ise ünlü sanatçının o gece sahilde koşuya çıktığını, terlediğini ve bu nedenle yüzünü sildiğini söyledi.
Ünlülerin bayram günlüğü
->
Kurban Bayramı’nı işte böyle geçirdiler…
OĞULLARI EVDE KALDI
Ünlü basketbolcu İbrahim Kutluay, bayramın ikinci günü eşi Demet Hanım ve kızı İrem ile birlikte Borsa Restaurant’ta yemek yedi. Mekan çıkışında İrem, babasının kucağındaydı. Oğulları Ömer ise bakıcısıyla birlikte evdeydi.
MUSTİ’NİN AİLE SAADETİ
Mustafa Sandal, eşi Emina ve oğlu Yaman ile birlikte Masa Restaurant’ta yemek yiyen ünlü isimler arasında yer aldı. Sabah’ta yer alan habere göre; neşeli tavırları ile dikkat çeken Sandal, tüm gününü İstinye Park’ta geçirdi.
MAYRUK ARMANİ CAFE’DE
Modacı Yıldırım Mayruk, önceki sabah Armani Cafe’deydi. Spor giysiler içinde mekana gelen Mayruk, dostlarıyla buluşup, bayramlaştı.
DOSTLAR BİRARADA
İşadamı Cefi Kamhi, eşi Yasemin Hanım, yakın dostları Celal-Şebnem Çapa ile Masa Restaurant’ta yemek yedi. Cefi Bey profesyonel makinesi ile hatıra fotoğrafları da çekti.
DEMET’İN AŞK ŞOVU
Antalya’da program yapan Demet Akalın, önceki gün yeni sevgilisi Önder Bekensir’le eğlence turuna çıktı. İki sevgili, sürekli el ele gezerek, aşk şovu yaptı.
KIZIYLA VAKİT GEÇİRDİ
Ozan Orhon, bayramın ilk gününü eski eşi Yeşim Erçetin’den olan kızı Yasemin ile geçirdi. Masa Restaurant’ta kızıyla yemek yiyen Orhon, verdiği kilolarla dikkat çekti.
Sevgilim bir hayranım olacak
Fahriye Evcen’den ayrılan Özcan Deniz, yeni sevgilisini hayranlarının arasından seçecek…
Günay’daki bayram programında ‘yeni strateji’sini açıklayan türkücü, ‘Artık her çarşamba günü kadınlar matinesinde ve cuma geceleri buradayım. Yeni sevgilim sevenlerimden biri olacak. Yeni hayat arkadaşımı hayranlarımın arasından seçeceğim’ dedi.
Akşam’ın haberine göre; iki saat süren programının ardından kuliste basın mensuplarıyla sohbet eden Deniz, kariyerinde önemli bir yere sahip olan ‘Asmalı Konak’a ilişkin de ilginç bir itirafta bulundu: O dizi sahnedeki duruşumu çok etkiledi. Seymen Ağa zamanında sahnede çok zorlandım. Ağır takılmak zorunda kalıyordum. Oysa ben sahnede daha hareketliyim. Şimdi özüme döndüm.
3-1’İN ŞEREFİNE ÇİLİNGİR SOFRASI
Özcan Deniz’i izleyenler arasında Kasımpaşaspor’un teknik direktörü Yılmaz Vural da vardı. 3-1’lik Fenerbahçe galibiyetinden bir saat sonra soluğu Günay’da alan teknik adam, başarısını dostlarıyla kutladı. Gazetecilerle bayramlaşmayı da ihmal etmedi.
Sinem yengen sana emanet
Arda Turan ile aşk yaşayan Sinem Kobal, bu kez Arda’nın kardeşiyle görüntülendi…

Galatasaraylı milli futbolcu Arda Turan’ın sevgilisi Sinem Kobal uzun bir aradan sonra ilk kez dışarıda görüntülendi. En son Arda ile birlikte Roma’ya giderken görüntülenen Kobal, önceki gün alışveriş yapmak için İstinye Park’a gitti.
Kobal’a, Arda Turan’ın kardeşi Okan eşlik etti. Vatan’ın haberine göre; Kobal’a alışveriş sonrası paketlerini taşırken yardımcı olan Okan, fotoğrafların çekildiğini fark edince müstakbel yengesini uyarmayı ihmal etmedi.
Ejder Kapanı Filmi Fragmanı
Proteinin Önemi
Proteinin gücü
Protein hepimiz için çok büyük bir önem taşımaktadır. Ancak günümüz sofralarına hakim olan Batı tarzı beslenme modelleri, sağlığımız için gerekli olan orandan daha fazla protein içermektedir.
■ Vücudun %17’si (yani kaslar, kemikler, deri, tırnaklar ve saç) proteinden oluşmaktadır.
■ Proteinler tam 22 çeşit amino asidin farklı kombinasyonlarından oluşmaktadır. Vücudumuz işlevini yürütmek için proteine ihtiyaç duymaktadır.
■ Çocuğunuzun beslenme sisteminde yeteri kadar protein bulunmuyorsa, büyümesinde gerileme ve enerjisinde eksilme görülür.
■ Protein fazlasının karaciğer ve böbreklere zararı dokunmaktadır. Gereğinden fazla protein kansere ve kalp krizine neden olabilir.
■ Kimyasal maddelerle işlenmemiş olan gıda maddelerinde protein bulunur. Örneğin, portakal ve pirinçte %8, patateste %10, bezelyede %26 oranında protein bulunmaktadır. Buğdaylı ve yulaflı gıdalarda yüzde %16 oranında protein vardır.
Sağlıklı protein nedir?
Eskiden sadece et ve hayvani ürünlerde protein olduğunu düşünürdük. Ancak bir çok uzmana göre, en sağlıklı proteinler (yağ oranları az olduğu ve birçok vitamin ve mineral içerdiği için) bitkisel ürünlerde bulunur.
■ Hayvansal proteinler biftek, kuzu eti, sosis, tavuk, hindi, balık ve diğer deniz ürünleri, süt, yağ, yumurta ve peynir gibi gıda maddelerinde bulunur.
■ Bitkisel proteinler soya fasulyesi, makarna, bezelye, brokoli, çekirdeksiz üzüm, patates, böğrülce, esmer pirinç, tatlı vişne, portakal ve muzda mevcuttur.
SONUÇ OLARAK
■ Yağlı ve damarlı etler tüketmek yerine yağı alınmış et çeşitlerini tercih edin.
■ En iyi proteinler sebzelerde bulunan proteinlerdir.
■ Çocuklarınıza günde üç ya da beş porsiyon protein kaynaklı besin ikram edin.
■ Protein hepimiz için önemlidir. Gereğinden fazla protein tüketimi^ararlıdır. Anne sütü %2′den daha az oranda protein içermektedir, ancak yine de doğumdan sonraki altı ay içinde anne sütü ile beslenen bebeklerin kiloları iki katma ulaşır. Bu da gösteriyor ki, yalnızca gereken protein ile beslenmek ve gereğinden fazla protein tüketimini engellemek gelişimi olumlu yönde etkilemektedir.
■ Et yerine sebzeyi tercih edin. Hayvani proteinler konusunda ise, doymuş yağ oranı az olan gıdaları tercih edin.
Dişlerinizi Fırçalarken Dikkat Etmelisiniz
- Dişler florürlü macunlar ile fırçalanmalı,
- Diş ipi ile diş araları temizlenmeli,
- Diş hekiminizi en az altı ayda bir ziyaret ederek komple ağız muayenesi yaptırılmalı,
- Dengeli beslenmeye önem verilmeli.
Diş fırçası, diş macunu ve ağız temzliyicileri almadan önce mutlaka doktorunuza danışmalı, doktorunuzun tavsiye edeceği ürünleri kullanmalısınız. Her insanın ağız ve diş yapısı birbirinden farklı olması nedeniyle tüm ürünler herkses uygun olmayabiliyor.
Diş fırçası seçiminde sert kıllı fırçalar dişlere zarar verir, bu yüzden çok fazla tercih edilmemelidir. Diş fırçanızı üç-dört ay süreyle rahatlıkla kullanabilirsiniz. Diş fırçası üzerindeki kıllar birbirinden ayrılmaya başladığında fırçanızın değiştirilmesi gerektiğini anlayabilirsiniz.
Yanlış diş fırçalama teknikleri minelere ve diş etlerine zarar vereceğinden zamanla diş çürümelerine ve diş eti çekilmelerine sebep olmaktadır. Bunun için dişlerinizi fırçalarken fırçayı dişlerinize 45 derecelik bir açı ile yaklaştırmalı, dişlerinizin eni doğrultusunda ileri – geri uygulamayla fırçalamalısınız.
Diş fırçalama işleminden sonra diş etleri süpürme tekniği denilen biçimde fırçalanarak temizlenmelidir. Dişlerimizin iç kısımları daha dar olduğundan fırçalar dik şekilde tutularak yukarı – aşağı usulde fırçalanarak temizlenebilir.
İmplantta Lazer Teknolojisi
Son zamanlarda lazer tekniği kullanılarak üretilen ve ağızda kemik kaybını en aza indiren implantların daha uzun ömürlü olduğu bildirildi.
Meffert İmplant Enstitüsü Başkanı Ali Arif Özzeybek, yaptığı açıklamada, son bir yıldır dünyada daha yaygın hale gelen, lazer teknolojisiyle üretilen implantlarla çok iyi sonuçlar alındığını kaydetti.
Lazer-lock teknolojisiyle üretilen bu implantların en üst kısmındaki 0.3 milimetrelik bölümde nano ve mikro düzeltmeler yapılarak epitel hücrenin kontrol altına alındığını anlatan Özzeybek, bu teknolojinin ilk olarak ABD’de uygulanmaya başlandığını, son bir yıldır başka ülkelerde de yaygınlaştığını belirtti.
Özzeybek, şunları kaydetti: “Eski teknolojiyle üretilen implantların uygulandığı tedavide birinci yılın sonunda çenedeki kemik kaybı bir milimetreyken lazerle üretilenlerde sadece 0.20 milimetre oluyor. Eski yöntemle üretilen implantların kemiğe kaynadığı yerde oluşan oyuğa zamanla bakterilerin yerleşmesi sonucu oluşan kemik kaybı, implantın ömrünü kısaltıyor. Oysa lazerle üretilen implantta epitel hücre kontrol altına alındığı için yok denecek kadar az bir oyuk oluşması sebebiyle bakteri oluşumu engelleniyor. Bu da implantın ömrünü uzatıyor.”
Lazerle üretilen implanttaki kemik kaybının, bugüne kadar bu tedavide ortaya çıkan en düşük oran olduğunu bildiren Özzeybek, yeni geliştirilen bu teknolojinin Lazer Lock Amerikan Osseointegrasyon Derneği’nin ‘en iyi buluş’ ödülünü aldığını söyledi.
Ünlülerin bayram harçlıkları

Sanatçılar, talep ettikleri yüksek fiyatlarla bu bayramı iyi değerlendirecekler…
KKTC’deki ve Antalya’daki oteller, popüler isimlere hücum edince ünlü şarkıcılar da yüksek fiyatlar talep etme fırsatı buldu. Ramazan Bayramı’nın turizm sezonuna denk gelmesi nedeniyle sanatçı programına gerek duymayan Antalya’daki oteller, bu bayramda ise ünlü isimleri sahneye çıkarmak için adeta yarışa girdi. HT Magazin’in haberine göre; bayramda en yüksek ücreti, gecede 120 bin lira alacak olan Ajda Pekkan ile ikinci günü KKTC’deki Kaya Artemis Resort’ta 110 bin liraya sahneye çıkacak olan İbrahim Tatlıses alacak. Geçen sene 40 bin TL’ye sahne alan Deniz Seki, hapisten çıktıktan sonra ilk konserini bayramın ikinci günü Kemer’de verecek. Ücretini artıran Deniz Seki 60 bin TL kazanacak.
Kim ne kadar kazanacak?
Ajda Pekkan – 240 bin TL
Bülent Ersoy – 150 bin TL
Seda Sayan – 60 bin TL
Serdar Ortaç – 50 bin TL
Hande Yener – 45 bin TL
Funda Arar – 50 bin TL
Ferhat Göçer – 40 bin TL
Zerrin Özer – 40 bin TL
Muazzez Ersoy – 50 bin TL
Ziynet Sali – 35 bin TL
Hakan Altun – 30 bin TL
Volkan Konak – 80 bin TL

